14.7.09

Şafak 66 Yozgat

Son günlerde oldukça gerginim. Destek vermeyen cümlelerden şikayetçiyim. İnsanlar neden fikirleri pekiştirecek, destekleyecek cümleler yerine, karşı çıkan, reddeden cümleler kurarlar ki? Bu işleri çok iyi beceriyorsan organizatör ol biz de sana başvuralım, her türlü işlerimizi sen yap. Ben de kurtulayım sen de kurtul. İnsanda heves falan kalmıyor. Bırakın yaa. Gidemedik ki şu uzay mıdır ne zımbırtıysa.

Daha çok var di mi? Günler geçmek bilmiyor :(

1.7.09

79 Kilis

Şafak sayar olduk gördüğün gibi. Plakalara yeni düştük teker teker sayacağız, bizim için de öğretici olacak. Bakalım...

Geldim Ankarada'yım. Rahatladım doğrusu... Beyşehire dair bir şeyi uzunca bi süre hatırlamak istemiyorum. İnş. ordan kurtulabilirim. İnşAllaaaaahhh!

Bilgisayarıma çay döküldü :( tamir edilmesi gerek. Yarın teknik servise götüreceğiz bakalım, inş. parça değişimi gerekmez, sadece temizler ve gönderir. Eğer bilgisayarıma bir süre el koyarlarsa kötü, çünkü ben onsuz 1 gün bile geçirmeye alışık değilim. Babamın bilgisayarı var şimdilk onla idare ediyorum ama gene de insanın kendi alışkanlıkları olmadan olmuyor. Çok üzgünüm.

Bugün uzun zamandır beğendiğim ve almayı düşündüğüm köşe takımını aldım. Böylece evimizin mobilya namına ihtiyacı kalmadı. Sadece halılar ve perdeler alınacak ki salon halısı dışında diğerlerini evi tuttuktan sonra almayı düşünüyorum. Şimdilik halılara bakıyorum sadece.

Bu arada rejimdeyim. Bıraktığın gibi değilim günlük, acilen onlardan kurtulmam ve eski formuma kavuşmam lazım :D Güldüğüme bakma canım çok sıkkın, hatta diyetisyene bile gitmeyi düşündüm, maksadım biraz da doğru beslenmeyi öğrenmekti ama düğün arifesinde her türlü giderden uzak durmak istedim :D Artık daha sonra gidip doğru beslenme sırlarını öğreneceğim. Kilo vermek için değil de kilo almamak için diyetisyene gitmek daha keyifli olur diye düşünüyorum. :P

Birazdan dışarı çıkıp yürüyüş yapacağım, hatta belki bisiklet sürerim. Şimdilik hoşça kal blog, gelişmeleri yazarım.

26.6.09

Çok Zaman Geçti

Merhaba günlük,

Hiç bu kadar ara vermemiştim değil mi? Blogu açmayalı bile aylar oluyor. Arkadaşlarımın bloglarını da takip etmiyorum ne zamandır. Zaten çoğu yazmayı bırakmış. Heveslerin zamanla geçtiğini doğruladık sanırım. Artık yazsam da okunmayacakmış gibi bir his var içimde. Buna rağmen bir kaç gündür sana yazasım, içimi dökesim, sana her şeyi anlatasım var. Gene anlaşılması zor cümleler kurasım var. Özledim seni. :)

Michael Jackson'un ölmesi beni çok üzdü öncelikle onu yazayım. Çocukluğuma ait bir anı, bir dönem sadece başlangıç noktasına sahipken artık bitiş noktasına da sahip oldu. Böylece bir devri kapattık. Çok üzücü oldu. Az önce bir kaç tane klibini izledim, çocukça bir haz aldım izlerken. Buruktu biraz... Tuhaftı.

Senle görüşmeyeli neler neler oldu günlük. Öncelikle artık bir evlilik cüzdanına sahip olduğumu söyleyeyim. 3 Şubat'ta nikahımızı yaptık, şimdi o Bayburt'ta kısa dönem asker, döndüğünde düğünümüzü yapıp yeni evimize, yeni şehrimize gideceğiz inşAllah. Yeni şehrimiz Amasya oldu. :D Bir kaç yıl orda kalacağız gibi görünüyor bakalım.

Ben ağustosta eş durumu tayin isteyeceğim. İnşAllah çıkar da daha fazla burda kalmam. İnanılmaz derecede sıkıldım burdan, hiç sevemedim zaten. Çok az iyi insanla karşılatım burda. Bir daha il sınırlarına dahi girmek isteyeceğimi sanmıyorum. Okulum, iş arkadaşlarım, ilçe milli eğitim çalışanları hepsi çok zorluk çıkardı bana. Dershaneyi özledim. Çok fazla çalışıyor olsam da bunu severek yapıyordum. Şimdi bir takım prosedürler için saçma sapan bir yığın iş yapıyoruz ve bu beni çok sıkıyor. Mantıkla işleyen neredeyse hiçbir şey yok burda.

Torpil, sendikacılık, particilik, cemaatçilik hepsini burda gördüm ben. Benim için öğretici ve hatta deneyim kazandırıcıydı. Deneyimlerim de hep sancılı oldu. Buna da şükür diyeyim, yeni gideceğim yerde burayı aramak istemem.

Her neyse buraları geçeyim belki bir sinir anımda yine senle paylaşmak isterim, bilmiyorum, şimdi değil. Bir nevi askerlik yaptığımı varsayıyorum, geçecek hepsi. Hem asker yolu bekliyorum hem askerlik yapıyorum.

Salı akşamı Ankara'ya dönüyorum. Benim için uzun bir yaz tatili olacak. Bir sürü hazırlık yapılacak. Tayinim çıkar çıkmaz 1 hafta içinde göreve başlamam gerekiyor. O yüzden ağustos sonuna kadar ev ve eşya işlerinin tümünü halletmem lazım. Zaten tüm eşyalarımı aynı yerden aldım. Getirip her şeyi kuracaklar, çok fazla stres yaşamamayı umuyorum. Tüm bunları onsuz yapacak olmam biraz sıkıcı olacak. İyi tarafından bakmaya zorlarsam kendimi, ona süpriz olacak her şey. :D

Hayal kuruyorum bol bol, şu sıra yapmayı en çok sevdiğim şey bu. Evimizi düşünüyorum, oda oda kafamda tasarladım, döşedim. Banyodaki çöp kovasına kadar aklımda her şey. Hayal kurarken materyal kullanıyorum o derece. Alışveriş sitelerinin en yakın takipçisiyim. Sadece nevresim takımlarına bakmak bile bana inanılmaz derecede haz veriyor. Saatlerimi geçiriyorum denilebilir. İyi ki böyle siteler var, yoksa Beyşehir'de ne yapabilirdim bilmiyorum. Ev arkadaşımla bütün mobilya mağazalarının katolog ürünlerini model model, isim isim ezberledik. Piyasadaki fiyatlara hatrı sayılır biçimde hakimiz. İşte böyle bir yaşam formuna dönüştüm. :)

Bu arada ev arkadaşım yaklaşık 3 hafta önce evlendi. Onun eşyalarını dizdik. Her şey çok sevimli oldu. Çok güzel bir gelin oldu :) İnşAllah hayat boyu mutlu olur ve eşinden hiç ayrı kalmaz :D Şimdi en büyük duamız bu, nedeni de çok açık değil mi? Beklemekten çok sıkıldım. Burda aynı durumu yaşayan ya da yaşamış bir sürü insanla tanıştım. Hepsine sabır diliyorum.

Sevgiyle birlikte yaşadığımız evi de boşaltalı 1,5 ayı geçti. Başka bir arkadaşın yanına çıktım. Dilek de çok keyifli muhabbetler ettiğim bir arkadaşım. Allahtan ev arkadaşlarımla iyi anlaştım. Beyşehir'e başka türlü katlanmak namümkün.

Bekliyorum, gün sayıyorum, sabırsızlanıyorum, özlüyorum. Çok çetin dönemlerden geçiyorum anlayacağın. Şu günler bir an önce geçsin istiyorum. İşte böyle günlük, gene yazmaya çalışacağım. Şimdilik hoşça kal.

14.10.08

Eski Zamanlar

Yeni bir döneme başladık üstelik 1,5 ay oldu değil mi? Gene bayaa uzun ara vermişim. Kapatsam olacak blogu. Söyleyecek anlatacak çok şey var ama biriktiğinden midir nedir yazasım gelmiyor. Bir kez daha yazmayı deneyeyim de hayırlısı bakalım :) Yaşadıklarımdan yola çıkarak yaptığım tespitlerden bahsedeyim biraz.

80'lere olan özlemin ne kadar saçma sapan bir özentilik olduğunu fark etmekteyim şu günlerde. 80'lerde nasıldı hayat hatırlayın... Ben söyleyeyim, sıkıcı pazar günleriyle doluydu, tek kanal vardı onda da pazar konserleri olurdu. Şimdi de öyle bi sürü kanal var ama hiç birinde izlenesi bir şey yok. Pazar günleri açık dükkan olmadığı için alışverişe çıkılmazdı değil mi? Hah işte temas etmek istediğim noktaya geldim. Ne biçim bir ilçe burası yaa, tek tük bakkallar dışında açık bir yer bulmak imkansız. Kapıya asma kilidi takan esnaf köyüne gidiyor pazarları. Bu memur kesimi bi tek h.sonları evde hani ne bileyim tüpü biter, suyu biter, bir şeyleri bozulur tamir ettirmek ister değil mi? Tüp biterse kaldın arkadaş! Komşulardan mis gibi yemek kokuları gelirken tost falan ye sen. Neyse hatırladıkça canım sıkılıyor. Aynı gün içinde hem tüp bitip hem de tv bozulunca... 2000'li yılları seviyorum ben galiba ya da şehir hayatını mı demeliydim? :P

Bu arada hala kömür yakılıyor burda, kömürden kar etmek için inatla kaloriferi yaktırmayan bir ev sahibine sahibiz. Meret de dolarla alınıyor, biz ne zaman taksitini ödeyecek olsak dolar fırlıyor, bu ne kardeşim böyle.

Köye gidip gelirken bindiğimiz servisten söz etmeyeyim bile :D Kaç model bilmem ama büyüğümüz olur, saygı duyarız. :P

2000'lerde insanlar geceleri ne yapar hatırlamıyorum, biz 10,5 olunca yatıyoruz. Şu an 10.31 olmuş, o halde ben ne duruyorum hala, gidip yatayım. Artık sonra yazarım :D İyi geceler günlük.

21.7.08

Yaşıyorum

Yazmak eskisi kadar zevkli gelmiyor artık. Hatta bilgisayar başında saatler geçirmek de öyle. Gün boyu toplam 1 saatten fazla bilgisayar başında durmuşsam bunu başarı olarak görüyorum. Dolayısıyla bırak bloga bir şeyler yazmak takip ettiğim sıradan internet sitelerini bile açmadığım zamanlar oluyor.

İş konusunda da öyle. Çok değil, bundan 6 ay öncesine kadar kafamı işten kaldıramıyordum. Yapmasam bile yapılacak olan işler kafamı rahat bırakmıyordu. Oysa şimdi hiç bir işim de yok. Yaz tatilindeyim. Lise döneminden beri bu kadar sorunsuz bir tatil yaşamamıştım. Herkes öğretmenlerin yaz tatilinden bahseder ya şimdi yeni yeni anlıyorum ne kadar muhteşem bir şey olduğunu :D Tekrar işe adapte olmak çok zor olacak sanırım.

Nişanlılık süper gidiyor. Günlerimi onunla dolduruyorum. Beyşehir'e döndüğüm zaman için depoluyorum. Şu sıra tezi ve işi için kritik bir süreç geçiriyoruz. Onun işleri yoluna girdiğinde daha rahat oluruz sanıyorum. Düğün planları ise önümüzdeki seneyi gösteriyor. O askerliği ben de Beyşehir hizmetimi tamamlamadan cesaret edemiyoruz. Bakalım hayırlısı neyse o olsun. Evlilik tarihi uzakken planlar yapmak, çeyiz falan düzmek tuhafıma gidiyor. Sanırım aceleye gelecek hepsi, o dönem iki ayağım bi papuca girecek. Ama ne yapayım bir şey alacak olsak ya o ya ben "seneye kadar neler çıkar o hooo" deyip geçiştiriyoruz. Sanırım en akıllıcası para biriktirmek olacak. Ev arkadaşım da benden 1 ay önce nişanlandı, onun da düğün seneye inş. Onun bu konuda maşaallahı var, eve beyaz eşyaları depoluyoruz :D Gidiyor tabak çanak katalogları getiriyor. Bu vesileyle ben de bakıyorum ama pek girişimde bulunmadım almak için. Bende son dakkaya gelmeden çalışmıyor bu tip şeyler sanırım :D Herneyse bu mevzular uzun mevzular. Hiç girmeyeyim en iyisi. (Sanki benim de hiç boş vaktim yok ya :P )

Aslında yazmaya başlamadan önce söz edecek çok şey varmış gibi geliyordu. Şimdi tıkandım. En iyisi bunu göndereyim, bakarsın daha sonra yine yazarım. Ha şunu da ekleyeyim, rahattayım, hoştayım. Melankoliden uzağım ;)

17.5.08

2. Adım

Biz nişanlandık.
:)

10.5.08

1. Adım

Biz sözlendik :)

Haftaya aynı yer, aynı saatte görüşmek üzere.